ilansitesi.net
Bugun...



DATÇA’YA SALDIRI

Datça’daki doğal sit alanları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından “Dört Mevsim Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Raporu” adı altında Emlak Şirketlerine pazarlanmaktadır.

facebook-paylas
Güncelleme: 26-10-2021 03:31:23 Tarih: 30-07-2021 19:13

DATÇA’YA SALDIRI

Datça'daki Doğal Sit Alanları hakkında konuşan Av. Ali Kurt şunları ifade etti: Statüsünün yeniden değerlendirilmesi adı altında kimi doğal sit alanları kaldırılmakta kimi alanların da koruma derecesi düşürülerek yapılaşma ve maden arama ve escort işletme çabalarının önü açılmaya çalışılmaktadır. Bu çalışmalar fiili olarak 2016 yılından bu yana Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütülmektedir. Bu çalışmaların temelinde de “Dört Mevsim Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Raporu” olarak adlandırılan, bilimselliğin sadece isminde görülen ve bir emlak danışmanlık firmasına ihale edilerek hazırlattırılmış olan bir rapor var. Bu rapora dayalı olarak eski mevzuata göre 1,2 ve 3. Derece doğal sit alanları olarak belirlenen doğal sit bölgeleri zaman içinde “Kesin Korunacak Hassas Alan, Nitelikli Doğal Koruma Alanı ve Korunacak Alan ve Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak yine üçe ayrıldı.

İlk iki kategori hemen hemen 1. ve 2. Derece doğal sit alanları ile aynı özelliklere sahip iken 3. Derecenin karşılığı olan ve Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanında daha önceki düzenlemelere göre yapılması mümkün olmayan toplu yapı inşaatlarının yapılmasının başka deyişle bu bölgelerde yazlık site inşaatlarının ve maden arama ve işletilmesinin önü açıldı. Bu uygulamanın en somut örneğini Alavara Koyu’nda gördük. Daha önce tamamı 1. Derece doğal sit alanı olarak ilan edilmiş olan Koyu’nun bir bölümü Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 10.02.2020 tarih ve 34954 sayılı karar ile Nitelikli Doğal Koruma Alanına bir bölümü de Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanına dönüştürülmesi işlemidir. Böylece Alavara Koyu’nun bir bölümü daha çok bir kooperatif tarafından satın alınan ve yaklaşık 300 dönüm olduğu söylenen araziyi de kapsayan, yer yer zeytinliklerin de bulunduğu tarlalardan, tarım alanlarından oluşan bir bölgedir. Toplu yapılaşmanın/tatil sitelerinin yapılmasının ve maden aranmasının önü açılmış oldu.

 

Açılan İptal Davası Sonuç Verdi

Bu girişime karşı hem Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı hem de Datça Belediyesi tarafından Muğla 2. İdare Mahkemesinde iptal davası açıldı. Datça’lı çevreciler İlçe belediyesinin açtığı davaya müdahil oldular ve mahkeme bilirkişilerin verdiği rapora uygun olarak bu işlemin iptaline karar verdi. Böylece inşaat lobisinin girişimi engellenmiş oldu. Bu bölge halen 1. Derece doğal sit alanı olarak tescil edilmiş durumdadır. Bu bölgede inşaat faaliyetinde bulunulmasının olanağı olmadığı gibi maden işletme ruhsatı verilmesine de hali hazırda olanak bulunmamaktadır. Şunu da belirtmek gerekmektedir ki bu bölgede özel mülk sahibi olan yurttaşlarımızın tarlalarında zeytinliklerinde fidanlıklarında konvansiyonel usullerle tarım yapmasında üretimde bulunmasında tarlalarının içinde kalıcı olmayan barınaklar yapmasında bir engel bulunmamaktadır. Aksine propagandaların tamamı art niyet taşımaktadır.

Hukuksal durum böyle olmakla birlikte gözü paradan başka bir şey görmeyenler girişimlerinden vaz geçmiyor. Geçtiğimiz günlerde elimize geçen bir belgeye göre merkezi Ankara’da bulunan bir şirket Muğla Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı’ndan Datça’nın Alavara Koyu ile Yazıköy/Bağlarözü Mevkiinde Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Arama Ruhsatı aldığını öğrendik. Ruhsatlardan biri elimizde, her iki alan ile ilgili keşif kayıtlarına da ulaştık. Hatta Alavara’da yapılan araştırmalara ilişkin olarak kullanılan akülü alet edavatın fotoğrafları da elimizde. Aldığımız bilgilere göre bu bölgede araştırma yapan personel arazi sahiplerinden bazılarının konuyu İlçe Jandarma Komutanlığına iletmeleri üzerine o bölgeden ayrılmış. Duyumlarımıza göre şimdi Yazıköy mahallesine geçecekler.

Yukarıda da anlatıldığı üzere bu bölgede sit statüleri düşürülmeden maden işletilmesi olanağı bulunmadığı gibi jeotermal su sondajı da yapılamaz. Bu durumda jeotermal kaynak araştırması için neden izin verildiğinin hukuksal bir açıklaması da bulunmamaktadır.




Kaynak: ESMERİ ALEV EKEBAŞ

Editör: ESMERİ ALEV EKEBAŞ




Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI